Hiç kimseyi beklemediğim kadar onu bekledim, spoiler yememek için dualar ettiğim -maalesef yedim- bu yılın en çok merak edilen dizisi Game Of Thrones final sezonundan 4. bölümü de geri de bırakmış bulunuyoruz. Kimilerinin “Bu kadar zaman bunun için mi bekledik” diye burun kıvırdığı kimileri ise bölümleri güzel oldu. Açıkcası ben bu 8 sezonluk harika işe hakkını yemeyeceğim. Yanlış bulduğum eleştirdiğim yerler tabi ki var ama bu dizinin çöp olduğu anlamına gelmez -evet bazıları bölümleri beğenmediği için çöp diyor-.

Sezonun ilk önemli olayı Jon’un piç olmadığını öğrenmesiyle başlıyor. Annesinin Lyanna Stark babasının ise Rhaegar Targaryen olduğunu Sam aracılığıyla öğreniyor. Biz zaten Bran sayesinde bunu önceden biliyorduk, olayı pembe dizi gibi uzatmadan hemen öğrenmesini ben beğendim. Zaten bu sezonda bunu çokça gördük, önemli olayları hiç beklemediğimiz anca hızlı bir şekilde bize gösterdiler.

Sezonun belkide bu dizinin en önemli olaylarından biri 3. bölümde yaşandı. Büyük savaş herkesin çok büyük beklentileri olduğu bir bölümdü. Açıkcası beni pek tatmin ettiğini söyleyemiycem beni rahatsız eden iki şey var. Birincisi bölüm gerçekten o kadar karanlıktı ki izlediğimin yarısını görmemiş olabilirim. İkincisi ise ölüm kapınıza geliyor siz bunun farkındasınız ama adam akıllı bir planınız bile yok. Arya olmasaydı acaba ne yapacaklardı merak ediyorum. Evet diziye en çok gelen eleştirilerden biri de Arya’nın Night King’i öldürmesi. Beni bu durum hiç rahatsız etmedi hatta 3. bölümde tek mutlu olduğum olay buydu.

Evet 4. bölümü izleyeli 2-3 saat oluyor. Daha çok diyaloglara dayalı bir geçiş bölümü tadındaydı. İçimde kalmadan şunu söylemek istiyorum, bu Bran’in amacı nedir arkadaşlar her bölüm iki dakika gözüküp her şeyi bilen edasıyla konuşuyor ve kayboluyor. Gerçekten sinirlerimi bozdu ve dizinin bitimine 2 bölüm kaldığını düşünürsek hala cevaplanmayan bir sürü şey var umarım unutulmaz bir final olur bizde bu yapımı hep efsane olarak hatırlarız.